Kayıtlar

Aralık, 2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
Annemin bende hikayesi var, bilmeden miras bıraktığı  aslında  Bilemeden göçüp gittiği bu dünyadan... Soramadan, söyleyemeden yarım kalan... Elinden geleni yaptı çocuklarını büyütürken Gördüğünü gösterdi sadece... Aslında belki de gördüğünden fazlasını verdi bize... Hiç sevdi mi, söyleyemeden gitti buralardan... Hiç sevildi mi, anlayamadan belki de... Belki de sevgiyi hiç bilmeden kaçarcasına gitti... Bir kızgınlık var sanki içimde... O'na karşı... Hiç söyleyemediğim, yeni farkettiğim belki de... Çıksın artık benden, aksın içimden kelimeler... Belki duyan olmaz ama rahatlatır beni kendimce... Kim bilir belki de annem anlar beni gittiği yerden, Fısıldar melekler cevabını O'nun cennetinden... Kim bilir belki benim çocuklarımdan duyarım cevapları Belki Onlar da benden kalan hikaye anlatır sadece... Miras bıraktı bana herkesi idare etmeyi, alttan almayı... Ağır geldi artık bana taşıyamıyorum mirasını... Reddetmeyi öğretmedi bana, hep kabul ettim ömrüm boyunca... Anneden kalanı nas...
Ateş böcekleri sarsa dört bir yanımı Yeni dünya haberi verir gibi... Cennetten gelen bir haber gibi hissetsem ışıklarını Büyülensem doyasıya, Hayran kalsam durup öylece... Elimi uzatsam, benimle kalsalar... Tıpkı bulutların üzerinde gibi huzurla... Işıltılar sarsa tüm dünyayı Herkes aşkı yaşasa, İlahi olanı... İyilik sarsa dört bir yanını Işıklar içinde kalsa koca evren, Büyülense her canlı öylece ölesiye... Mutluluk sarsa tüm ruhları Kavuşsa hepsi aslıyla Bir olsa tüm ruhlar... Sonsuz olsa yaşam, tüm güzelliği ile... Talep eden, sonsuz şükranla...
Solgun dudaklarında, Duyulamaz bir  fısıltı ile Ölümü anlatıyor sanki sonsuzluğa... Sonsuzluk anlar mı senin ölümden anladığını  O ölüm nedir, bilir mi ki sonsuzluğu varken..? Soran, şükranla                                                                 30 Kasım 2021
İÇİNDE Kİ GİZEM                                                                                         Aldatılmış bir kadın gibi hayal kırıklığı yaşadığında, Sahip çıkılmayan bir çocuk gibi mahsun kaldığında, Sevgi görmeyen bir çiçek gibi bükülsün boynun, dökülsün tüm yaprakların... Son bulsun artık bedenin, yeşersin ruhun taaa içinde  Ama bekle önce gizemini... Depremler olsun zindanlarında  Yokluğun sarsın bedenini Yabancı kalsın duaların sana Kulluk etsin mısraların... Çürüyen gönlünde yeşersin fidanların Sulasın sevinç gözyaşlarıyla varlığın... Mini ışıltılar sarsın bedenini Gönüllere yelken açsın  Alevlerin eritemezken kendi buzlarını Sarsın ruhun tüm benliğini İşte o zaman teslim olasın İlk öpücük gibi heyecan duyduğunda Tir tir titrerken beden...